Herkese merhaba
Bazı arkadaşlar benim şimdiye kadar yazdıklarımı ya hiç okumamışlar, ya üstünkörü geçmişler, ya da kişiye ( yani bana ) olan hazımsızlıklarından dolayı ne yazarsam yazayım, ipe çekmek için fırsat kolladıkları için bayağı celallenmişler

Dikkatinizi çekerim, bazı arkadaşlar diyorum, hepiniz demiyorum. Bu, yazdıklarımın ve yazacaklarımın tümü için geçerlidir.
Ben bu " lümpen-foto " kavramını yazarken, şak diye birdenbire ortaya atmadım. Farkındaysanız, belirli bir " dramaturji " kullanarak, gerekli ayrımları yaparak, kademe kademe geliştirerek sundum.
Ben bu foruma, Cihan Ulusoy arkadaşımızın A. Murat Eren ve bana yapmış olduğu açık davet üzerine geldim.
http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansu ... urdukleri/
Fight Club' ı Fotokritik zamanında da izleyen, takip eden biriyim. Orada yazılanlara, gelişen olaylara aşina biriyim.
Burada ise, önce biraz izledim, daha sonra " istendiğin yere erinme, istenmediğin yere görünme " diyerek aranıza katıldım.
Yaptığım önizleme sonucunda, burada bazı değerli paylaşımlar yapılabileceğine kanaat getirdim ve bazı eksikliklerin ve pürüzlerin zamanla giderileceğinden emindim.
Neyin ne anlama geldiğini, isimlerin, sembollerin neyi ifade ettiğini, içinde neler barındırdığını
çok iyi biliyorum.
Ortalama 25 senelik tiyatrocuyum. Aktör ve yönetmenim. Uzun bir süredir de " iletişim " alanında ekmek yiyen biriyim. Retorik, Diyalog, Doğru Sunum üzerine seminerlerle haşır-neşir bir insanım. Diyalektiğin ne olduğunu çok iyi bilirim.
Bu konuda mütevazi olacak kadar da şapşal değilim.
" Fazla mütevazilik kibirdendir "
" Fazla mütevazi olma, gerçek sanırlar "
Film konusunda da hayli bir yüklüyüm ( Özellikle teorik anlamda ).
Bu foruma adını ve köpüklü, pembe sabun sembolünü veren Fight Club filmini de çok iyi bilirim.
Bu filmle ilgili, cinsellik, kavga, erkeklik ve içinde barındırdığı diğer derin mevzuların analizini yapabilecek bir birikime sahibim.
" Fight " yani dövüş, kavga ( genişletilmiş haliyle savaş ) terimlerinin strateji, taktik, fizyoloji, psikoloji, felsefe açılımlarını ve
Eski Yunan ( Pankrasyon )
Roma ( Gladyatörler )
Uzakdoğu ( Wushu )
kaynaklı dövüş sanatları ve öğretileri bütün dünyadaki harp akademilerinde verilen
General Carl Philipp Gottlieb von Clausewitz' in eleştirisini dahi yaparak SAVAŞ/KRİEG/WAR üzerine bir kaç kelam da edebilirim.
Aslında " Lümpen " kavramı üzerine de bir şeyler yazabilirim. Ama ben dün bu kavramı yazdıktan sonra, sizden gelen " tepkilere " göre bayağı bir bilgi sahibi olmalısınız.
Lümpen kavramını çok iyi bildiğinizden olmalı ki, böyle bir tepki veriyorsunuz.
Bilmediğiniz bir kavram karşısında böyle aşırı tepki vermeniz ne kadar saçma olurdu, değilmi?
Hele hele, Fight Club filminin adından esinlenerek ve köpüklü, pembe sabun altında,
" Alfa Kiloların, Sizi gidi Eşcinsellerin, ve benzeri A*, S**, G** kavramlarıyla bezenmiş diyalogların ( bazende monologların ) sayfaları doldurduğu bir platformda böyle bir aşırı hassasiyet beni şaşırtıyor, doğrusu.
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu !
Hal böyleyken, bazı ağır abilerin ince ayar vermeye çalışması daha da bir komik oluyor.
Farkındaysanız, bu forumda bayan kullanıcılarda var.
Onlara ( başımız üstünde yerin var, bacım ) tadında davranmak yeterli değil. Bayan katılımcılardan vazgeçtim, bazı erkek katılımcılar da bu durumdan rahatsız oluyor.
Foruma kayıtlı olanlar bile , hiç bir şekilde katılmıyor.
Hiç kendinize sordunuz mu, neden diye ?
Lümpen-foto kavramına geri dönecek olursak. Benim için lümpen-foto kategorisine hangi fotoğraflar giriyor, biliyormusunuz?
Uzun odaklı ( Telezoom ) lenslerle çekilmiş, çıplak bayan fotoğrafları örneğin.
Uzun odaklı ( Telezoom ) lenslerin kullanım alanları bellidir. Genellikle ya vahşi doğayı fotoğraflarken ( özellikle ornito ) ya da spor ve konser benzeri etkinliklerde kullanılır.
Ya da, haber fotoğrafçılığında, tehlikeli anlarda, riskli alanlarda kullanılır.
Uzak bir mesafeden, yerde veya gemide veya herhangi bir alanda ( örneğin balkon )
çıplak bir insanı çektiğiniz zaman, bu foto lümpen-foto kategorisine girer.
Hiç kimse kalkıp, çekilen kişinin haberi vardı, falan-fişmekan türü açıklamalarla gelmesin.
Zira, sözünü ettiğim fotolar, çekilen kişinin haberi olsa bile, fotoğrafın okunuş şekliyle
bu negatif izlenimi güçlendiriyor.
Benim şimdiye kadar yazdıklarımı gerçekten okuyanlar, benim kendi fotoğrafçılığımla
ilgili özeleştirilerimi bilirler.
Bir çok defa, fotoğraf çekmesini bilmediğimi, eksik olduğumu, bu işten para kazandığım halde
ne kadar vasat bir fotoğrafçı olduğumu, sadece burada değil, kendi blog sayfamda, başka blog sayfalarında ve geçmişte özellikle Fotokritik forumlarında açık açık yazmışımdır.
Onun için, ( şu anki tartışma içinde ) sen sanki ustamısın, burada hiç kimse usta değil, senin ekipmanların ööğğgh tadında düşük voltajlı espiri yapmasın, laf sokmaya çalışmasın, çünkü hepsi boşa gidiyor, hepsi karavana...
Teknik anlamda iyi bir fotoğrafçı olmadığım, fotoğraftan anlamadığım anlamına gelmez.
Yumurtanın tadını bilmem için, tavuk gibi yumurtlamama gerek yok.
Ne dersiniz arkadaşlar, " burada hiç kimse usta değil " gibi bahanelerin ardına saklanmadan biraz özeleştiri yapmak nasıl olurdu ?